Geometri Uygulamaları

9. Sınıf Geometri
10. Sınıf Geometri
11. Sınıf Geometri
12. Sınıf Geometri
12. Sınıf Analitik Geometri
İnteraktif Geometri Linkleri
 
 

Site'de Arama

Sponsor Bağlantılar

Tatil Yorum Sitesi | 
Ana Sayfa arrow Makaleler arrow Öğrenme Teknikleri
Öğrenme Teknikleri Yazdır E-Posta

Yüksel Arslan

Kaynak: Sızıntı Dergisi  

 

Öğrenme Teknikleri

 

Hafıza hiç şüphesiz insanın sahip olduğu en önemli hazinelerden biridir. Hafıza olmaksızın, ne tecrübelerden ders çıkarmak söz konusu olabilir, ne bilgi çoğaltılabilir, ne dil olgunlaşabilir, ne de insanı diğer canlılardan ayıran gelişmeler gerçekleşebilirdi.

Hafıza ve öğrenme bir süre öncesine kadar iki farklı psikolojik kavram olarak ele alınıp incelenirdi. Ancak son yıllarda psikofızyoloji, nöropsikoloji ve biyokimya alanlanındaki gelişmeler, hafıza ve öğrenmenin birlikte ele alınmasını mecburi kılmıştır. Öğrenme; tekrarlayarak ve hayatın içinde yaşayarak davranışta veya düşünce seviyesinde meydana gelen devamlı değişikliktir. Hafıza öğrenmenin uzantısıdır, bir şey öğrenildiği anda hafıza işe karışır. Hafıza; hatıra, bilgi ve becerileri saklama kabiliyetidir (organizmanın geçmiş bir olayı yazmadan kaydetmesidir.) Ezberlenmiş bilgiler hariç, birşeyi hatırlamadan önce, onu algılamak yani idrak etmek gerekir. Hatırlama; öğrenilmiş ve ezberlenmiş bilgi ve becerilerin saklanarak yeniden kullanılmasına ve yaşanmış olayların yeniden canlandırılmasına denir. Gerek bilgi ve becerilerin, gerekse hatıraların unutulma nisbeti bir yandan öznenin, bir yandan da hatıraların özelliklerine göre değişir.Hafıza, düşünmek için gerekli malzemeyi temin eder ve saklar. Kullanılan adalenin geliştiği gibi, hafıza da zamanla ve sık kullanma yoluyla kuvvet kazanabilir. Hafızayı körelten unsurlar arasında uyuşturucu madde bağımlılığı (alkol, esrar, kokain, kafein), sigara kullanımı, çok yemek, çok uyumak, rahatlık, dimağı meşgul edecek müstehcen şeylere bakmak, sayılabilir.

Hafızanın önemi ilk insandan beri bilinmektedir ve çok sayıda araştırmaya konu olmasına rağmen, sırları henüz tam anlamıyla çözülmüş değildir. İnsan hafızasının varlığı, kainatta cereyan eden her şeyin eksiksiz kaydedildiğini göstermektedir. İnsanın bir çekirdek büyüklüğündeki hafızasına onun bütün hayatını yazıp, bir kütüphane hükmüne getiren Yüce Yaratıcı, elbette kainattaki her varlığı ve her hadiseyi en küçüğüne varıncaya kadar kaydedecek ve hesap gününde meydana çıkaracaktır.

İnsanoğlunun kendini geliştirebilmesi, zihnini daha aktif hale getirebilmesi ve verimli çalışabilmesi için hafızanın daha iyi kullanılması gerekmektedir. Bir Anglo-Sakson atasözünde “Kullanmazsanız, kaybedersiniz” denilerek bu gerçek ifade edilmektedir.

Yapılan araştırma ve deneyler neticesinde hafızayı etkili bir biçimde kullanmada bazı prensiplere ulaşılmıştır. Bunlar şu şekildedir:

1. Dikkat: Belirli bir anda alabileceğimiz bilgi miktarı sınırlı olduğundan dikkatimizi öğrenmemiz gereken konuya odaklayarak yoğunlaştırmamız gerekmektedir. Şu anda bu satırları okurken aynı anda çevrenizde olup bitenleri gözlemeye ve başkalarının konuşmalarını anlamaya çalışın. Dikkatiniz dağılacağından, anlamakta zorluk çekersiniz. Ya da şu anda bu satırları okurken çevrenizde olup bitenleri bir kenara bırakıp, başkalarını dinlemekten vazgeçip, dikkatinizi toplayıp, anlamaya çalışın. Neye dikkat edeceğinize karar verip seçici olarak algılamaya başlarsanız, daha sonra hatırlama yolunda büyük bir adım atmış olursunuz.

2. Tekrar: Yeni öğrenilen bilginin iyice yerleşmesi ve kolaylıkla hatırlanabilmesi için tekrar edilmesi şarttır. Tekrar tahmin, bilgiyi tazelemenin ve ondan yeni düşünceler geliştirmenin temelidir.

3. Organize: İyi ezberlemenin diğer bir şartı da organize etmektir. Okuduğumuz konunun hangi kitapta, hangi bölümde ve hangi başlık altında bulunduğunu bilmemiz gerekir. Bu organizasyon okuduğumuz bölümün kendinden önceki ve sonraki bölümlerle ne tür bir ahenk ve ilişki içinde olduğunu gösterir. Titiz alimlerimiz bir kavram veya konuya yorum getirirlerken öncesine ve sonrasına (siyak ve sibak) dikkat ederlerdi. Biz de seçici olarak bu kavramları anlamaya başlayınca hangi kavramın önemli olduğunu görür ve tekrar ederken de bu kavramlara önem veririz. Mesela, sizden dokuz kelimeden oluşan bir listeyi ezberlemeniz isteniyor. Kelimeler: boğaz, osman, ömer, kulak, at, burun, bekir, inek, kedi. Yukarıdaki kelimeler kolayca şöyle ezberlenebilir: Öncelikle kelimeler üçerli grup haline getirilir. Özel isimler (Bekir, Ömer, Osman), başımızdaki üç organımız (kulak, burun, boğaz) ve hayvan isimleri (inek, at, kedi) bir arada organize edilir. Bu isimleri ağaçlandırma tekniğiyle öğrenebiliriz:

4. Uygun Öğrenme Tekniklerini Kullanmak: Bunların birçok türü vardır. Bunlardan biri olan “bölgeyle çağrışım kurma” usulünü misal olarak ele alalım. Bu, Çiçero ‘nun geliştirdiği bir metoddur ve zihnimizde yapacağımız gezintide birtakım cisimleri çok iyi bildiğimiz bazı yerlerle eşleştirme esasına dayanır.

Alışverişe çıktığınızda hatırlamak istediğiniz her maddeyle yolunuz üzerindekiler arasında münasebet kurun. Alışveriş listenizde hatırlamak istediğiniz şu maddeler olsun: Süt, yumurta, domates, muz, fındık, fıstık vs. Sokaklarda sütlerin yerlere döküldüğünü, evin kapısının önünde yumurtanın kırılmış olduğunu, domateslerin sokak lambalarından sallandığını, muz kabuğunun asansör kapısının önünde olduğunu, asansörde fındık, fıstık kabuklarının yerlere saçıldığım düşünün. Hayaliniz ne kadar canlı olursa o kadar iyi hatırlarsınız.

Türkiye’nin yedi bölgesinde yetiştirilen en önemli ürünleri Türkiye haritasına yerleştirebiliriz. Ürünlerin maketlerini gözümüzün önünde canlandırıp, onları kabartma haritaya yapıştırdığımızı düşünelim. Doğu Anadolu Bölgesine arpa ve buğdayı; İç Anadolu Bölgesine şeker pancarı ile buğdayı; Karadeniz Bölgesine çay, fındık ve mısırı; Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesine incir, üzüm ve zeytini; Akdeniz Bölgesine turunçgilleri ve sebzeleri yerleştirdim. Artık bölgelerde yetiştirilen ürünleri Türkiye haritasıyla bölgeler arasında ilişki kurarak hatırlayabilirsiniz.

5. Yeni Deyişler Geliştirmek: Bazen yeni deyişler geliştirerek bilgiyi hatırlamayı kolaylaştırabiliriz. Yüzyıllardır tecvid ilmi öğretilirken özel hallere mahsus harfler bir beyti oluşturan kelimelerin ilk harfi veya güzel bir sözün harfleri şeklinde anlatılmaktadır. Mesela izhar harfleri (e1if-ha-hı-ayın-ğayın- he) dir. Bunlar “Allah’u hayyün, halikun, adlün, ğaniyyün, hadiyun” şeklinde bir ifadeyle kolayca öğretilmektedir.

İbn Malik tüm Arapça gramerini bin beyitlik bir şiir halinde toplamış ve “Elliye” adım verdiği bu eser, gramer kitaptan arasında zirveyi tutmuştur. Grameri en kolay yolla kaside okur gibi öğreten harika bir eserdir.

Türkçe’deki sert sessizleri kolay öğrenmek için (ç, h, f, k, p, s, ş, t) öğrenciler FSTıKÇı ŞaHaP şeklinde deyiş uydurmuşlardır. Fen dersinde böbreğin katmanları olan zar, kabak, öz ve yalacık ZARKÖY şifresi ile kotlanarak kolaylıkla hatırlanabiir. A, D, E ve K vitaminlerinin yağda eriyen vitaminler olduğunu hatırlamak için, bu vitaminlerin adlarını bir arada ihtiva eden ADEK kısaltması kullanılabilir. Kimya formüllerinde kaya tuzu NaCl(sodyum klorür)’yi ne acele şeklinde hatırlarız.

Hafıza teknikleri, öğrendiklerimizi nasıl hatırlamamız gerektiğini öğreterek ve öğrenirken zorlandığımız konulan daha kolay hatırlamamızı sağlayarak hafızamızı zenginleştirmeyi hedefler.

Yorumlar (1)Add Comment

Yorum Yaz

busy
 
Free Joomla Templates